EKONOMİK AMPULLER ÖLÜMCÜL TEHLİKELİ


Enerji Ampulü Patladığında...


1)Derhal odayı kırıklara basmadan terk ediniz.
2)Kırıkları ve yerlere saçılan civa partiküllerini temizlemek için elektrik
süpürgesi kullanmayınız. Saçılan civa partikülleri elektrik süpürgesi
sayesinde ortama yayılarak evde zehirli bir durum yaratabilir..
3)Plastik eldiven takın ve yerdeki cam kırıklarını bir faraşın içine süpürün ve civa partiküllerini ise paspaslayın.
4)Faraşta topladığınız parçaları bir plastik torbanın içine atın ve ağzını
iyice kapatın.
5)Plastik torbayı evdeki normal çöp kovasına atmayın.
6)Onun yerine pil atık kutusuna veya belediyelerce atıkların güvenle imha edildiği yere götürün.
7)Kırık ampulden çıkan tozu solumamaya çalışın.

SEVGİYİ HAK EDECEK İNSANI BULMAK

Kadın her sabah olduğu gibi o gün de beyaz değneği ve el yordamı ile otobüse binmişti.


Şoför:

-Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi, dedi.


Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir deniz subayı idi. Bundan bir kaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve asla göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti. Asla karısını yalnız bırakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerinde durana kadar cesaret verecekti. Günler geçiyordu. Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu. Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı çok üzüyordu. Bir an önce bir şeyler yapması gerekiyordu, karısı günden güne kendi içine kapanık dünyasında kayboluyordu. Bütün gün düşündü koca, nasıl yardim edebilirim güzeller güzeli eşime diye. Birden aklına eşinin eski işi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyecekti, çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi.
Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı.

Karısı dehşetle gözlerini açtı:
-Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı.

Kocası ona destek olacağını, her sabah kendisinin işe bırakacağını ve akşamları da iş çıkışında alacağını ve ona çok güvendiğini söyledi. Çünkü eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu. Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu. Her sabah eşini işine bırakıyor ve aksamları da alıyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi, karısı eskisinden biraz daha iyiydi.
Fakat kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti.

Akşam karısına:
-Artık işe kendin gidip gelmelisin, dedi.

Kadın şaşırmıştı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladı. Bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu. Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek işine gidebiliyordu. Günler günleri kovaladı, hiç bir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken,

Şoför:
- Sizi kıskanıyorum, hanımefendi dedi.
Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan,

- neden diye sordu.
Şoför:
- Çünkü her sabah sizin arkanızdan genç bir deniz subayı otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karsısına geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp size her gün sevgiyle el sallıyor, dedi.

 

HERKESİN BU KADAR SEVMESİ VE SEVİLMESİ, HEPSİNDEN DE ÖNEMLİSİ BÖYLE BİR SEVGİYİ HAK EDECEK İNSANI BULMASI DİLEĞİYLE...

ALINTI: İHTİYARUS